Copyright 2008 Ó Commander Bilgisayar Video Kayıt ve Montaj Stüdyosu. All rights reserved.
w3c
Türk Büyükleri Şiirleri
Türk Büyükleri ile ilgili Şiirler
Fatih'in Rüyası

Yıl bindörtyüzkırkaltı,
Osmanlı sarayında toy bir delikanlı
O sabah heyecanla uyandı
Kanter içinde kalmıştı.
Hemen hocasına koştu
Hocası çoktan uyanmış,
Sanki delikanlının geleceğini
Kuşlardan haber almış.

'Otur Mehmet' dedi,soluklan hele
'Aman hocam bir anlatayım
Ruyamı hayra yorki; huzur bulayım'
Nasıl bir rüya imiş bu?
Sanki almış senin aklını

Başladı Mehmet anlatmaya;
Rüyamda dedi,büyük bir ordu
Deniz savaşını,karadan aldı.
Konstantinapolis denen şehrin rumları,
Latin külahından,üstün kıldı sarığı.
Ve lakin dayandık şehrin kapısına,
Ulubatlı bir genç, öldü bayrak aşkına.

Fatih adını takmışlar bana
Bir çağ kapanmış,meğer o anda.
Derken yıllar geçmiş,yüzyıllar,
Sahip çıkmış bu şehre evladı Türkler
Büyümüş,kocaman bir vatan olmuş
Şimdi Konstantinapolis ya adı,
İstanbul demiş ona,Türkün evladı
İşte böyle hocam,hayırmı,şermi?

Gözyaşları içinde dinledi Akşemseddin
Evlat dedi,hiç durma
İstanbulun fethidir,rüyanda gördüğün

Yedi yıl sonra,bindörtyüzelliüç
Oldu rüyadakinden bile daha güç,
Orta çağı kapatan bu büyük savaş
Sonsuza dek
Türkün alnında gururdur
Gözlerinde yaş.

Serhat Çalışkan
Atamız Osman Gazi

Yüce Devleti kurdu
Atamız Osman Gazi
Hep Allah için vurdu
Atamız Osman Gazi.

Gece gündüz durmadı
Cihaddan hiç yılmadı
Asla gönül kırmadı
Atamız Osman Gazi.

Şeyhiydi Edebali
Allah dostu bir veli
Ki ondan aldı eli
Atamız Osman Gazi.

Uzun yoldan gelmişti
Gün boyu at sürmüştü
Ziyarete varmıştı
Atamız Osman Gazi.

Şeyhine misafirdi
Dini kitaplar gördü
Elpence divan durdu
Atamız Osman Gazi.

O gece uyumadı
Yastığa baş koymadı
Yatağı bozulmadı
Atamız Osman Gazi.

Güzel bir rüya gördü
Kucağına ay girdi
Her muradına erdi
Atamız Osman Gazi.

Bu hürmete mükafat
Allah verdi saltanat
Şeyhine oldu damat
Atamız Osman Gazi.

Ertuğrulun oğluydu
Azim, iman doluydu
Allahın has kuluydu
Atamız Osman Gazi.

Adalet timsaliydi
İyilik meleğiydi
Hak yolun neferiydi
Atamız Osman Gazi.

Hidayet rehberiydi
Devletin direğiydi
Milletin önderiydi
Atamız Osman Gazi.

Vasfeylemek ne mümkün?
Atası odur Türkün
Osmanlı denen mülkün
Banisi Osman Gazi.

Muhkem iman kal'ası
Padişahlar babası
Hey nura gark olası
Atamız Osman Gazi…

Mehmed İhsan Uslu
Ahmet Yesevi

Yesi,
Türkistan Şehri!
Resulün izinden yürüyen
Bir büyük Veli,
Ahmet Yesevi
Ahmet Yesevi
Fethi Anadolu’dur,
Yesevi’deki, ocak!
Hacı Bektaş Veli kadar,
Yunus kadar sıcak!
O’ dur,
İsmi ile Ahiyani Rum,
O’ dur, Baciyani Rum! ..
O’ dur, her açan gülün
Tomurcağı!
Rüzgarın taşıdığı,
Rahmet bulutları!
Yesi,
Türkistan Şehri!
Resulün izinden yürüyen
Bir büyük Veli,
 
Bedrettin Keleştimur
Fevzi Çakmak

Hak için haklının yanında isen
Bizde seninleyiz can Fevzi Çakmak
Eğer bu milletin hakkını yersen
Ateşler içinde yan Fevzi Çakmak

Bizim nazımız yok mülkü zeminde
Herkes bir hayalde kendi deminde
Arar isen himmet vardır kiminde
Yeter ki nefsini yen Fevzi Çakmak

Şehri Erzurum’a emir olursan
Sanma ki o mülk de baki kalırsan
Haktan ayrılırsan belâ bulursan
Başlar senin için son Fevzi Çakmak

Dilerim haksıza boyun eğmezsin
Mazlumu koruyup ona değmezsin
Yak şer yuvasını fitne yaymasın
Besleme kimseye kin Fevzi Çakmak

Talibim seninle hizmet etmeye
El ele tutuşup bile gitmeye
Dostluğumuz baki kalıp bitmeye
Hak edip yiyelim nan Fevzi Çakmak

Zalimin çapına bakmayalım biz
Aramıza namert sokmayalım biz
Garip gönülleri yıkmayalım biz
Koy diyenler desin kim Fevzi Çakmak

Güzelliğe muhabbetle bakalım
Şüpheleri güven ile yıkalım
Bu yarıştan yüzümüz ak çıkalım
Zoru başaracak gün Fevzi Çakmak

Sanayi kuralım bacası tütsün
Gül çimen ekilsin bülbüller ötsün
Vefasızlık şehrimizi terk etsin
Bulasın selâmet sen Fevzi Çakmak

Ahmediyem nazarımız hak bizim
Ne ağamız ne paşamız yok bizim
Atınca hedefe vuran ok bizim
Bir gün gelir bize gün Fevzi Çakmak
 
Ahmet Ergin
Yunus Emre

Sen ne güzel söylemişsin
Dini, dili güzel Yunus
Salih amel eylemişsin
Aşk oduyla yanan Yunus.

Güzellikte demirbaştır
Yunus sevgi Yunus aşktır
Özü, sözü cümle hoştur
Deryalara kanan Yunus.

Onu takip eden biziz
Yunus sevgi ormanında
Taptuk deyüp gice gündüz
Eğrileri yonan Yunus.

Bu ne güzel bir iksirdir
Büyülenir bir kez içen
Ne muamma ne sihirdir
Çiçeklere konan Yunus.

Şiirlerle satırdasın
Unutmak ne mümkün seni
Sonsuza dek hatırdasın
Oldun cana canan Yunus.

Gönül gözü seni seçti
YAŞAR buna şaştı kaldı
Güz gelmeden ekin biçti
Ekmeğe tuz banan Yunus.
 
Ramazan Yaşar
Alpaslan

Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Elde Kur'an
Bismillah
Başladı kutsal akın
Ovası toprak
Dağları gül kokan Anadolu’ya
İşte Ani, işte Şavşat
Az ötede Van
Buyur dedi ufkun usu
Susan sayılara
Susayan gönüllere su
Zalimlerin zulmüne
Kine,nefrete, kire
Kılıçlar çıktılar
Bir bir kınlarından

Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Elde Kur'an
Bismillah
Gökte ay yarım
Benim diyordu
Benim kararım
Yurt yapmak Anadolu’yu Türk’e
Yedi iklim yetmiş renk
Her boğumu bin ahenk
Kucak kucak
Çelenk çelenk
Güneşi getirdim diyordu güneşi
Güneşin doğusundan

Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Elde Kur'an
Bismillah
Omuzlarda ter
Heybesinde lor
Atının üstünde dimdik
Öylesine emin
Ölümüne vakur
Damarlarında atası Bilge Kağan:
“Üste Gök Tanrı basmazsa
Altta yağız yer delinmezse”
Dünün aynası temiz
Yarın avuçlarının içinde

Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Elde Kur'an
Bismillah
Dağ doruklarında,vadilerde
Yeniydi
Yepyeniydi
Özü hukuk
Sözü buyruk
Her komutanı bir ülke
Her ülkesi Alpaslan

Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Elde Kur'an
Bismillah
Muştular getirin diyordu
Oğullarına:
Melikşah’a,Togan’a, Gümüş Tekin’e
İlyas’a, Aslanşah’a
Muştular getirin diyordu bana
Komutanları:
Artuk Bey’e, Afşin’e Süleyman Şah’a

Muştular
İsfehan’dan,Merv’den,
Herat’tan, Horosan’dan
Güneyden Adıyaman’dan
Antakya’dan
Batıdan Muş’tan,Oltu’dan
Harput’tan

Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Elde Kur'an
Bismillah
Nice benim diyene kök söktüren
Rahla ovasında
Romen Diyojen’e diz çöktüren
Kutsal akınla
Anadolu’ma doğan
Asırlara inşa
Sözü haktan
Alpaslan
Çatal yürek,öncü komutan
Ne ilkti ne son kahraman.
 
Hadi Önal
Nene Hatun Söyledi

Ben dadaşım! Dadaşlar doğuran anayım...
Adım yoktur, Nene Hatun derler namıma.
Benzetmeyin beni pamuk döşeklerde
Güzellik uykusuna dalan bir hanıma...

Ben, kurak topraklarda solmuş umutlarını arayan
Elif'im, Fadime'yim...
Kum dolmuş saçlarını parmaklarıyla tarayan
Toprağın öz kızı Hatçe'yim, Emine'yim...
Devlet adında bir yiğide vuruldum da
Çeyizimi nakış nakış satırıma işledim...
En nihayet, hayalimi bıçağımla kestim ben!
Ayazdan kavrulup da muhtaç iken sıcağa
Kar oldum, tipi oldum tabyalarda estim ben! ..

Taş gibiyse ellerim, duygusuzluktan değil
Nasırdandır, nasırdan! ..
Delinmişse omuzlarım; ne yorgan ne döşekten
Hasırdandır, hasırdan! ..
Yüzüm dertten, pişmanlıktan kırış kırış olmuşsa
Mefkûreme eylediğim kusurdandır, kusurdan! ..
Kanatlarımı germişsem kartal gibi,
Bakıyorsam insanlara affetmez bir biçimde,
Dilimi koparmışsam ve kalmışsam lâl gibi;
Aslanları sıçanlara ezdiren
Şu lânetli asırdandır, asırdan! ..

Ben dadaşım! Dadaşlar doğuran anayım...
Adım yoktur, Nene Hatun derler namıma.
Benzetmeyin beni pamuk döşeklerde
Güzellik uykusuna dalan bir hanıma...
 
Şahin Kabakuş
Bizim Mevlanamızın..

Hakka dönmüş yönünü
Nur kaplamış önünü
Duymayan yok ününü
Bizim Mevlanamızın.

Yolu sünnet izinde
İman yüklü sözünde
Ney sesi var sazında
Bizim Mevlanamızın.

Kula açık dergahı
Umut verir sabahı
Kılavuzdur ALLAHI'I
Bizim Mevlanamızın.

Nefesi var erene
Seması var görene
Kapısı var girene
Bizim Mevlanamızın.

Fih-i mafih üstüne
Koşmuş cümle dostuna
Yeri yoktur kastına
Bizim Mevlanamızın.

Divanı-kebir dili
''Gel''diye açar gülü
Dostluğa çıkar yolu
Bizim Mevlanamızın.
 
Ömer Kalafat
Sinan'ı Anış

Yüce Selimiye önlerinde biz,
Bir yıldönümünü hep yad'a geldik,
Temiz duygularla taştı kalbimiz,
Sinan! Sinan! diye feryada geldik.

Adını cihanda bak, haykırıyor:
Taştan yarattığın her ölmez eser,
Göklerde hep seni soruyor arıyor,
Nice nice kubbe ve minareler.

Yüce Selimiye önlerinde biz,
Bir yıl dönümü yad'a geldik
Temiz duygularla taştı kalbimiz
Sinan! Sinan! diye feryada geldik.

M. Uluğ TURANLIOĞLU
Sinan İçin

Ey mimarlar mimarı! Benim yüce Sinan'ım
Seni andıkça artar, güvenimle inanım.
29 Mayıs günü içim dolar seninle.
Altın yapraklarıyla tarihim gelir dile.

Cenk olunca «Ocak» tan seferlere yollandın
Kılıncını bir pergel, gönye gibi kullandın,
Sanatın anlaşılmaz sırlarına erdin sen,
Çekicinle mermere ebedi ruh verdin sen.

Birer hayat fışkırır saray, hamam, çeşmeden,
Bütün Türk'ler mutludur, dehana erişmeden,
Zekanın şimşekleri ufuklarda çakıyor.
Selimiye'n, dünyayı hayrette bırakıyor.

Varlığınla milletin kıvanç duysun öğünsün,
Seni tanımayanlar, bilmeyenler döğünsün,
Adını işleyerek kalbimin üzerine,
Şiirimi sunuyorum, mum yerine türbene.

Cemal Oğuz ÖCAL
Mimar Sinan

Göklere yükseltip taşı, mermeri
Sütundan, kubbeden dağlar yarattın
Sanatın, zekanın emsalsiz eri,
Tarihe yıkılmaz temeller attın.

Mermere renk, taşa zevk işleyerek,
Kubbeleri nasıl yaptın öyle denk?
O minarelerde ilahi ahenk...
Ebedi sanatın sırrını attın.

Süleymaniyeler, Selimiyeler,
Tasviri imkansız birer şaheser.
Koca Mimar Sinan, bunlarla meğer,
Bir zafer devrini demek yaşattın?

Mimarlık tahtında bir saltanatın..
Dehanla tarihi getirdin dile,
Sanatı söylettin çeşme, sebile
Bir mülkün sahibi olmasan bile,

İ. Hakkı TALU
Fuzuli

İster kısa ister uzun
Yazdığın her satır mevzun
Edebiyat göğümüzün
Parıldayan mahı sensin

Işınsın doğan tanın
Evladısın üç vatanın
Gazel öten şiiristanın
Düzgün olan rahı sensin

Değeri var sende aşkın
Kılmışsa da seni şaşkın
Mecnun gibi bir aşıkın
Duyulacak ahı sensin

Türkmen’insin hem Bayat’ın
Korunmada saltanatın
Şiir gibi söz sanatın
Devrilmeyen cahı sensin

Yerleşmişsin her bellekte
Anılarsın çoğul tekte
Hem geçmiş hem gelecekte
Şairlerin şahı sensin

Husam Hasret
Fatih Sultan Mehmet Hana

Geçmiş tarihimin şerefi, şanı.
Yüce Peygamberin dostu Fatihim!
İslam ordusunun,sultanı, hanı...
On dördünde serdi postu Fatihim!

Hüzünlü İstanbul,tütmez bacası.
Osmanlı peşinde,genci,kocası...
Ak Şemsettin,Molla Hüsrev hocası...
Allah Allah dedi coştu Fatihim!

Marmara’yı topa tuttu taşırdı.
Gemileri kara yerden aşırdı.
İnanmadı Kahpe,Bizans şaşırdı.
Ulubatlı önde koştu Fatihim!

Peygamber müjdesi olunca ayan,
Geliyorum! dedi, İstanbul dayan!
Böyle bir serdarı eyledim beyan.
Yirmi bire girmiş baştı fatihim!

Küheylanlar saf saf şaha kaktılar.
Gürlediler, şimşek olup çaktılar.
Köpürdüler,seller gibi aktılar.
Denizleri yardı, taştı Fatihim!

Topkapıdan çalınınca mehteran...
Kalbimizde yaşıyorsun Mehmet Han.
Bayrağım kaleye dikildiği an,
Gülen yüzden güller saçtı Fatihim!

Ramazanım der ki nice sefere...
Bulaşmasın bize hiç bir kefere!
Allah’ın lütfuyla erdik zafere.
Geleceğe bir yol açtı Fatihim!

Ramazan Kurt
Fatih Sultan Mehmet

Peygamberimizde onu müjdelemişti
İstanbul'u aldı büyüklüğünü kanıtladı
İyiliği,dürüstlüğü,sevgiyi hep savunmuştu
Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

Hristiyan,yahudi,müsliman diye ayırmadı
Herkese insan olarak şevkatle yaklaştı
İstanbul'u aldı Fatih ünvanınıda kaptı
Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

Türkleri dünyada adım adım ilerletti
Savaşta kaçmadı en önde saf kaptı
Kılıcını sadece Allah yolunda kullandı
Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

Sevdası sadece islama ve insanlarınaydı
Faniyi değil herzaman baki olanı arzuladı
Allah'ın yardımı ile tüm kafirleri kaçırdı
Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

Çok küçük idi bir ulusun başına geçti
Düşünceleri ve aklı büyük idi kalplere girdi
Vatan topraklarını küçültmedi büyüttü
Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

Fatih Kuşak
Dedem Korkut

Ulu bir çınardır, dikilir barkım
Tarih sahnesinde, bilinir farkım
Rabbe niyazımla, silinir çarkım
Şarkımız Dedemden, bolumuz olsun

Ne nefesim yeter, ne de sözlerim
Kifayet göstermez, çare çözlerim
Ben benden geçerken, yine özlerim
Çarkımız Korkutdan, dolumuz olsun...

Damıtırım seni, korkularımdan
Çileyle geçerim, sorgularımdan
Kalbim ki sustadır, vurgularımdan
Farkımız Başımdan, yolumuz olsun

Ölüm! Öz kardeşim, ahı sondadır
Gerçeklerim ben de, gizlim ondadır
Ötüken yaylam da, özüm kondadır
Barkımız Buğumdan, kolumuz olsun

Orkun Işık