Copyright 2008 Ó Commander Bilgisayar Video Kayıt ve Montaj Stüdyosu. All rights reserved.
w3c
Hayvanlarla İlgili Şiirler
Hayvan Şiirleri, hayvan şiiri
At

Motor bulunmadan önce
Canlı bir motordu at
Arabaya koşulurdu
Tozlu yollar karlı dağlar
Hep onunla aşılırdı

Üç çeşit yürüyüşü var
Biri tırıs biri rahvan
Dağda rüzgâr gibi geçer at
Dörtnala gider ovada
Kanatlanıp uçar at

Acıkınca koca karnı
Otla samanla doyurur
Konuşamaz bizler gibi
Sevincini, acısını
Kişneyerek duyurur

Ali YÜCE
Kedi

Kuyruk uzun baş yuvarlak
Bir ağızla iki kulak
Gece çıra gibi yanar gözler
Gündüzleri çakmak çakmak

Uzanır sobanın önüne
Hem uyur hem uyanık
Acıkınca susayınca
Miyavlar yanık yanık

Minderin üstünde yatar
Düşünde çok fare tutar
Kimini yer çıtır çıtır
Kimini çiğnemeden yutar

Ali YÜCE
Kedim

Ne güzel bir kedisin,
Mırıl mırıl edersin.
Gözlerin ateş saçar,
Seni gören fareler kaçar.

Kuyruğunu sallarsın,
Delikleri koklarsın.
Sen de olmazsan eğer,
Evlerde hep fare gezer.

Arife HANCI
Kedim

Kedim henüz bir yaşında,
Uyuyor soba başında.
Hem cesurdur, hem de kurnaz,
Bir tıkırtı duyar duymaz,

Uyanır aslan kesilir,
Gözleri volkan kesilir.
O geldiği günden beri,
Bizim evin fareleri,

Damdan, tavandan indiler,
Birer deliğe sindiler.
Koşup yakalıyor hemen,
Yuvasından, deliğinden.

Çıkanları diri diri,
Artık bunlardan hiç biri.
Dolaplarıma girmiyor,
Kitaplarımı kemirmiyor.

Orhan Seyfi ORHON
Karınca

Bir buğday tanesine
Dört elle sarılıyor.
Uyuşuk tembellere
Bakıp da darılıyor.

İbret alın çocuklar
Çalışkan karıncadan.
Uyuşuk tembellerden
Var mı hiç adam olan?

Bülent ÖZCAN
Karınca

Bir karınca bir dağı
Kaç yılda delebilir
Sorsam düşünür taşınır
Söyler belki ama
Ne karınca Türkçe bilir
Ne ben karıncaca

Ali YÜCE
Kaplumbağa

Bir kaplumbağa dünyayı
Kaç yılda dolaşabilir
Sorsam küser darılır
Sitem eder belki ama
Ne kaplumbağa Türkçe bilir
Ne ben kaplumbağaca

Ali YÜCE
Kaplan

Aslan amcasıdır onun
Kedi halasının oğlu
Sırtlanla komşu kendileri
Ölçülü yaklaşır tilkiye
Şımartmadan şakalaşır
Görüşmez kurtla çakalla
Arasıra selamlaşır
Ne de olsa ormandaşlar

Ormandır onun vatanı
Dışarıda sıkılır canı
Tüyleri yumuşak huyu sert
Çizgi çizgi güzel postu
Nakış nakış benek benek
Gürültü yaparsa maymunlar
Öfkeyle yürür üzerlerine
Gök gibi gürleyerek

Ali YÜCE
Kanguru ile Kurbağa

Vırak vırak vırak
Seslendi kasılarak
Kanguruya kurbağa
Var mısın benimle dedi
Sıçrama yarışına
Varım dedi kanguru

Bu büyük yarışmada
Hakem oldu kaplumbağa
Düdüğünü çalar çalmaz
Başladılar sıçramaya
Kanguruyu geçmek için
Kazanmak için yarışı
Bacağını kırdı kurbağa

Düdüğünü çaldı hakem
Alkışlar arasında
Kanguru birinci geldi
Hastaneye kaldırıldı
Kasılgan kurbağa

Ali YÜCE
İpekböceği

Adım ipekböceği
Bursa'da otururum
Mesleğim ata mesleği
Dut yaprağına taparım
Hem mimarım hem mühendis
Evimi kendim yaparım

Ali YÜCE
Horoz

Bizim gülibik horoz
Geceleri nöbetçidir
Öter tan ağarırken
Okur yazarlığı mı var
Nasıl bilir sabah olduğunu
Saatine mi bakar

Ali YÜCE
Hayvanlar

Kimisi, suda yaşar.
Kimisi karada yaşar.
Kimi de gökte uçar.
Çeşit çeşit hayvanlar.

Kimisin çok sadıktır.
İnsana hizmet eder.
Bizim için işe gider.
Çeşit çeşit hayvanlar.

İvimizi bekçi gibi,
Bir köpektir bekleyen.
Usandım ben demeyen.
Çeşit çeşit hayvanlar.

Yediğimiz yemekte,
Vitaminler vermekte.
Bize hizmet etmekte,
Çeşit çeşit hayvanlar.

Et ,süt ve yumurta,
Başta besinlerimiz.
Onlar yapar biz yeriz,
Çeşit çeşit hayvanlar.

Hayvanların hizmeti,
Fazladır insanlar.
Borçluyuz biz onlara,
Çeşit çeşit hayvanlar.
Güzel Kelebek

Güzel kelebek
Canım kelebek
Sen olmasan
Dünyamızı kim renklendirir
Kim doğallaştırır canım kelebek

Güliz ŞENALP
Güzel Fok

Canım Fok
ne güzel dalıp çıkarsın sulara
arkadaşsın insanlarla…

Sen bayılıyorsun oyuna
biz bayılıyoruz sana!

En çok da
çocuklar bayılıyor sana
hele hele oyunlarına...

Gel birlikte oynayalım arada
nasıl olsa yaşayabiliyorsun
hem suda hem karada...

Fevzi GÜNENÇ
Göçmen Kuşlar

Gittiniz hep dizi dizi,
Bıraktınız ülkemizi,
İlkbaharda gene gelin,
Unutmayın sakın bizi.

Gelmeden kış, yağmadan kar,
Gidin, gidin güzel kuşlar,
Uzak güney illerinde,
Bol yiyecek, bol güneş var.

Türkülerle gidersiniz,
Kim gösterir size yol, iz ?
Ürkütmez mi kalbinizi,
Yüce dağlar, coşkun deniz ?

Gökte olup sıra sıra,
Kayboldunuz ufuklarda,
Göçmen kuşlar, güzel kuşlar,
Yine gelin ilkbaharda!…

Zeki TUNABOYLU
Geyik

Ormanlarda yaşar geyik
Yüce dağlar aşar geyik
Boynuzları çatal çatal
Ağaç mısın be kardeşlik

Suda gölgesini görmüş
Bakar kara kaşlı geyik
Sevdiğinden ayrı düşmüş
Ağlar gözü yaşlı geyik

Yavru geyik bir yaşında
İkisinde tosun geyik
Avcı vurmuş yaralamış
Hadi geçmiş olsun geyik

Ali YÜCE
Fil Şiiri

Fillikten usandım da
Karınca oldum ben
Bir buğday danesini
Bir fil adımı öteden
Yuvama götürürken
Dizlerim tutuldu da
Yarı yolda kaldım ben

Öteki karıncalar
Toplandılar başıma
Haha kiki güldüler
Maskaraya döndüm ben
Bir bildiri yayınladım
Sonra düşüp öldüm ben

Ey filler karıncalar
Bu bildiriyi iyi okuyun
Benim yaptığım yanlışı
Sakın siz yapmayın ha
Ne karıncadan fil olur
Ne de filden karınca

Ali YÜCE
Evimiz Hayvanat Bahçesi

Karga gaglaması,
kurbağa vraklaması,
tavuk gıdaklaması
işte evimizin hali
Hayvanat Bahçesi dediğin
böyle olmalı.

Kedi miyavlar
köpekler havlar
civcivler cikler
ne hoş olur ya
ah bir de ötse
dilsiz kanarya

Hey dilsiz kanarya
bu curcunaya sen de katılsana
bak şu minicik civcivler
ne güzel cikliyorlar
onlar olsun ötmek hevesi
vermez mi sana? ...

Tavşan kardeş senin
nasıl ses çıkarttığını bilmiyorum
o yüzden sana
bir şey diyemiyorum
ama istersen al şu değneği eline
sen de orkestra şefi ol
bağır dore mi fa sol
do re mi fa sol…

Koşun, gelin, görün
görmediyseniz eğer…
Hayvanat Bahçemiz
görmeyi gerçekten değer!

Susun susun arkadaşlar!
Gelen var
Umarım gelen
Annem değildir
Yoksa yandık hepimiz
Hepimizin bir bir…
Kulağımız elindedir.

Fevzi GÜNENÇ
Eşek Şiiri

Yürür köy yollarında
Dört ayağında dört nalın
Acıkınca susayınca
Özleyince dostlarını
Hıçkırır ince ince
Anırır kalın kalın

Sırtında eski bir semer
Taşlı dağ yollarında
Odun taşır saman taşır
Kasabaya bir günde
Kente bir haftada ulaşır

Ali YÜCE
Deve Şiiri

Boynu S harfine benzer
Dört bacağı dört direk
Ağır ağır / salına salına
Danseder gibi yürüyerek
Kumaş taşır baharat taşır
Aylarca yolculuktan sonra
Doğudan batıya ulaşır

Yününden battaniye dokunur
Uygarlık yapılır gücünden
Ağır ağır / salına salına
Ihlaya tıslaya yürüyerek
Yük taşır çağlar boyu
Dünyayı sırtında taşır
Dayanır mı buna yürek

Oturunca alçacık deve
Küçük çocuklar biner sırtına
Ayağa kalkınca yüksek
Yürümeye başlar deve
Çocuklar çığlık çığlığa
Çalmaya başlar boynunda çanı
Hoplar havaya havaya
Korkutur ama düşürmez
Şaka yapar çocuklara

Ali YÜCE
Çoban Meryem

Havalı Meryem havalı
Gel hele gel hele gel
Almış eline kavalı
Çal hele çal hele çal

Sekili oğlak sekili
Ho gele ho gele ho
Gözleri sürme çekili
Ho gele ho gele ho

Sekili atım sekili
Dah gele dah gele dah
Alnına akmış kakili
Dah gele dah gele dah

Ak kuşlar kara kuşlar
Geh cücü geh cücü geh
Kar altında donmuşlar
Vah cücü vah cücü vah

Ali YÜCE
Çakal Şiiri

Rengi kurdu andırır
Kuyruğu benzer tilkiye
Gece gezer dolaşır
Gündüz çekilir inine

Karanlık bastıktan sonra
İnce uzun sesiyle
Slogan atar çakal
Çınlatır vadileri
Dağı dağa katar çakal

Ali YÜCE
Bukalemun Şiiri

Ayakları kısa kısa
Dili ve kuyruğu uzun
Girdiği her ortamın
Rengini alır bukalemun

Ağır ağır dönen gözler
Yanıp yanıp sönen gözler
Bir yumulur bir açılır
Dörtbir yanı gören gözler

Çok ağırdır adımları
Yürür gibi durur gibi
Diliyle yakalar avını
Süngü ile vurur gibi

Ali YÜCE
Boncuk

Kahverengi benekli,
Tüyleri yumuşacık,
Mırıl mırıl mırıldar,
Ne sevimli sıcacık,

Her yemeği beğenmez,
Binbir oyun binbir naz,
Ben nerede, o orda,
Peşimden hiç ayrılmaz.

Oynatır kuyruğunu,
Sevildiğini anlar,
Kurulur pencereye,
Sokağı seyre dalar.

Ben içeri girince,
Gözlerim onu arar,
Otururum o gelir,
Beni sımsıcacık sarar.

Gözleri ışıl ışıl,
Mırlıyor, miyav diyor,
Ses veriyor sevgime,
Beni mutlu ediyor.

Rıfkı KAYMAZ
Balıklar

Şaşıyorum şu küçük balıklara:
Nasıl yaşıyorlar denizde
Böyle ömürlerinin sonuna kadar?
Hiç merak etmiyorlar mı yeryüzünü,
Doğan ayı, batan günü?
Sudan başka yer bilmiyorlar,
Ne mevsimlerin değiştiğinden,
Ne günlerin geçtiğinden haberleri var.
Kıskanıyorum şu ufacık balıkları :
Neden bizden iyi yüzüyorlar?
Onların bizim gibi
Ne eli, ne ayağı var!..

Şükrü Enis REGÜ
Balıklar

İnsanlar öyle çok seviyor ki
denizde yüzmeyi
acaba balıklar da sever mi
karalarda gezmeyi?

Eğer seviyorsan güzel balık
anlamasan da dilimden
gel tut elimden
göstereyim sana
güzelliklerini dünyamızın.
anlatırım sana
insanı uzun uzun.

Ne…
biliyor musun ne mal olduğumuzu bizim? ..
seni yiyoruz ha,
üzgünüm güzel balık
haklısın.

Fevzi GÜNENÇ
Ayı

Ak ayı kara ayı
Hiç düşme dara ayı
Ormanda bunaldıysan
Sıkıldıysan yalnızlıktan
Göç kutuplara ayı

Boyu uzun kuyruğu kısa
Kilosu var ayının
Ateş yakmayı bilmez
Yorganı yok yastığı yok
Döşeği kar ayının

Kış uykusuna yatar
Düşünde yaz görür ayı
Dört ayağı var ama
İki ayağı üstünde
İnsan gibi yürür ayı

Ali YÜCE
Aslan

Kuyruğu var yelesi var
Önü geniş arkası dar
Görkemli bir gövdesi var
Hayvanlar kralı aslanın
Ormanda yüzlerce cariyesi
Binlerce kölesi var

Parkları meydanları
Müzeleri süsler yontusu
Ağzı mağara kapısıdır
Dişleri diş değil hançer
Yoktur kimseden korkusu

Ali YÜCE
Arılar

Emdiniz arılarım elma çiçeklerini,
Doldurdunuz bahçenin bütün peteklerini
Şimdi, tutun baharın, tutun eteklerini,
Gökte vızıldayarak uçun, uçun arılar.

Beyaz beyaz dallara, çiçeklere kondunuz,
Tepeler çıktınız, ovalara indiniz,
Bir çiçekten emip bir bu ota döndünüz
Haydi tepemden halka halka geçin arılar.

Böğürtlen içinde altın bir eviniz var,
Odalarınız sarı sarı balla doludur,
Beni de evinize davet edin bu bahar,
Sofranızda bana da bir yer açın arılar.

Ceyhun Atuf KANSU
hayvan şiirleri
hayvanlarla ilgili şiirler
kedi şiiri, hayvan şiiri, hayvanlarla ilgili şiir
Yuva

Sordum bir gün arıya
Yok mu senin bir yuvan
Vızıldayıp gösterdi
Bana koca bir kovan

Dönüp sordum serçeye
Ya seninki nerede
Cik cik dedi benimki
Dal üstünde tepede

Annem bana o akşam
Öğütler veriyordu
Güzel güzel dinledim
Bana şöyle diyordu

Senin yuvan ikidir
Biri okul biri ev
Kıymetini iyi bil
Sev onları çok çok sev
Yılan

İp gibi sürünür yerde
Kimi elli altmış santim
Kimi beş kimi on metre
Kafası var kuyruğu var
Bilmem ayakları nerede

Dünyamız üzerinde
İki bin çeşit yılan var
Çok zehirli az zehirli
Ve zehirsiz yılanlar

Dişleri arkaya kıvrık
Dili ince iki çatal
Avını yakalayınca
Önce sokar bayıltır
Sonra diri diri yutar

Derisinden çantalar
Ayakkabılar yapılır
Hindistan'da yılana
Tanrı diye tapılır

Ali YÜCE
Yengeç

Çeşit çeşit yengeç var
Üçgen dörtgen yuvarlak
Sert ve sağlam kabuğu
Sedef gibi parıldar

On tane eğri bacak
Yürür yampiri yampiri
Dört yana dönen iki göz
Görür yampiri yampiri

Hem karada dolaşır
Hem suya dalar yengeç
Açar kıskaçlarını
Avını yakalar yengeç

Ali YÜCE
Yararlı Hayvanlar

Çevremizde dolaşır,
Çeşit çeşit hayvanlar.
Bizlere pek çoğunun,
Sayısız yararı var.

Kedi, fare yakalar,
Bazen de eğlendirir.
Kuşlar ötüşleriyle,
İç açar, neşe verir.

Sadık köpeklerimiz,
Bekçidir bahçemizde.
Kümes hayvanları çok
Yarar, beslenmemize.

İnek, koyun süt verir,
Doyarız etleriyle.
Koyun, keçinin yünü,
Bizi ısıtır böyle.

At, sığır, keçi de pek,
Faydalı yaratıklar.
Bir de deniz ürünü,
Taze, güzel balıklar.

Vefa ÇAĞAN
Tilki

Tilki tilki kurnaz tilki
Kimseye tuzak kurmaz tilki
Avını gördüğü zaman
Yalancıktan uykuya yatar
Bir gözü uyur tilkinin
Bir gözü nöbet tutar

Topu yok tüfeği yok
Yol kesip adam öldürmez
Karanlık bastıktan sonra
Biraz üzüm çalar bağdan
Ev yıkıp ocak söndürmez

Postundan kürk yapılır
Kuyruğu boyna takılır
Sergilenir vitrinlerde çok pahalıya satılır

Ali YÜCE
Tekir İle Minik Kuş

Tekir kedi acıkmış,
Bir ağaca tırmanmış,
Avını düşünerek,
Beklemeye başlamış.

Biraz sonra kuş gelmiş,
Kediye "cik, cik" demiş,
Tekir ona acımış,
Minik kuşu yememiş.

Ülker ORDU
Tavuk

Horoz erkek tavuk dişi
Yumurtlamak onun işi
Yemi çiğnemeden yutar
Gagası var yoktur dişi

Yumurtadan çıkar civciv
Büyüyünce tavuk olur
O da yumurta yumurtlar
Yeni civcivler için

Ali YÜCE
Tavşan

İkisi önde kısa
İkisi arkada uzun
Dört tane ayağı var
Yavaş yürür inişlerde
Yokuşlarda hızlı koşar

En sevdiği yemek havuç
Hiç usanmaz kemirmekten
Işıktan gözü kamaşır
Ürker kendi gölgesinden

Ali YÜCE
Sümüklüböcek

Bir adım salyangoz benim
Bir adım sümüklüböcek
Karından bacaklarımla
Yavaş yürür az gezerim
Dolaştığım yerlere
Sümüğümle çizgi çizerim

Ali YÜCE
Sivrisinek

Aman, şu sivrisinek,
Sözde bir eski bestekârmış da,
Şimdi işsiz, açıkta kalmış da...
Kovarsınız gitmez.
Söylenir, sızlanır durur, arsız,
Her zaman işte böyle:
Vızzz, vızzz, vızzz...

Orhan Seyfi ORHON
Sincap

Şu ağacın tepesinde
Var bir sincap
Ceviz kırar, yemek arar.

Her gün göremem ki
Saklar onu
Anne yapraklar.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
Rengin

Beyaz kedim,
Siyah kedim,
Sarı kedim,
Adı "Rengin" olsun dedim.

Rengin ablamın adıdır;
O şimdi kızacak bana,
Fakat öğretmenim söyledi ya?
Rengin demek renkli demek,

Bunda ne var gücenecek ?
Lâkin ablam,
Rengin ablam.
Hain ablam.

Sofra başında dün akşam,
Astı bana çehresini.
Belki biraz hakkı vardı,
Çünkü Rengin onun adı,

Fakat ne var gücenecek;
Rengin demek, renkli demek;
Benim kedim de üç renkli,
Hem de benekli.

Beyaz kedim,
Siyah kedim,
Sarı kedim,
Adı "Rengin" olsun dedim.

Tevfik FİKRET
Pamuk Kedim

Bir kedim var, yumuk yumuk,
Adı pamuk, kendi pamuk.

O, cin gibi gözleriyle,
Mırnav mırnav sözleriyle.

Güzel kedim cana yakın,
Fakat kızdırmayın sakın.

Öfkelenir birdenbire,
Kendisini atar yere.

Bir köşeye şöyle siner,
Biraz sonra öfke diner.

Yaklaşır da yavaş yavaş,
Sevgi ister, o yumuk baş.

Dostuna dost, aslan kedim,
Gel, mindere yaslan kedim.

Rıfat Necdet EVRİMER
Örümcek

Kendi üretir ipliğini
Kendi büker eğirir
Ağını dokur örümcek
Ahırda samanlıkta
Tuzak kurar böceklere
Meydan okur örümcek

Bacakları uzun ince
Karanlığı çok sever
Kaçar ışığı görünce
Cambaz gibi gösteri yapar
Oynar kendi ipinde

Ali YÜCE
Öküz - İnek

Bu buzağının babası
Burnundan dumanlar fışkırır
Bizon asıllı bir öküz
Annesi Hollanda'dan
Gelin gelmiş alaca inek

Bu buzağının annesi
Etli inek sütlü inek
Memeleri kocaman
Rengi alaca bulaca
Benek benek

Ali YÜCE
Ne Güzeldir Hayvanlar

Evimizde yaşarlar,
Elimize bakarlar,
Türlü işe yararlar,
Evcilleşmiş hayvanlar.

Ne güzeldir tavuklar,
Folluk dolu yumurtalar,
Hep bal yapar arılar,
Ne güzel şu hayvanlar.

Sütlerini içeriz,
Kimisine bineriz,
Öküzle çift süreriz,
Yararlıdır hayvanlar.

Kılları var, yünü var,
Süzgün bakar mandalar,
Kedi, eşek ve atlar,
Ne güzel şu hayvanlar.

Arabaya koşarız,
Uzun yollar aşarız,
Güçlerine şaşarız,
Ne güzel şu hayvanlar.

Ormanları süslerler,
Gece, gündüz öterler,
Bize, dostluk ederler,
Çok tatlıdır, hayvanlar.

Hasan ŞEN
Mehveş'in Adaleti

Ahmet gördü bir koru,
Düştü gönlü hevese,
Tuttu bir dişi kumru,
Koydu onu kafese.

Küçücük kız kardeşi,
Dedi; “ver onu bana!”
Severdi o Mehveş’i,
Dedi; “Al olsun sana!”

Kumrunun eşi akşam,
Boş bulunca yuvayı,
Ah çekti buram buram,
Aradı hep ovayı.

Sonra buldu dostunu,
Mehveş’in duvarında,
Geldi serdi postunu,
Kafesin kenarında.

İki eş, gündüz, gece,
Konuşur, sevişirdi,
Mehveş dedi; iyice
Bir zalimim ben, şimdi:

Eşini ettim esir,
Yoldaşı gelmiş ağlar,
Yarab bu insan nedir ?
Niçin kuşları bağlar ?

Bu sözleri söylerken,
Açtı küçük zindanı,
İki kuş uçup birden,
Boyladılar ormanı.

Ziya GÖKALP
Maymun

Ben küçükken
Oyuncaklarım arasında
Bir maymuncuk vardı
Gece aslan olmak isterdi
Gündüzleri bir kuş
O çalışıp yorulurken
Öteki oyuncaklar gülerdi

Bu nasıl maymun demeyin
Aslan olacağım diye
Maymun olduğunu unutmuş
Aylar geçti yıllar geçti
Ne aslan olabildi ne kuş

Ali YÜCE
Leylek

Akşam oldu, sen de yuvana döndün
Ayrı ayrı doyurdun yavrularını.
Artık rahatsın Hacı Leylek
İstediğin gibi takırdatabilirsin gagalarını!
Hep yollarda mı geçecek ömrün ?
Yazın burda,
Kışın başka yerdesin..
Yuvandan ayrılacağın için mi
Böyle düşüncelisin ?
Nasıl dayanıyor o uzak yola
Zayıf vücudun ,
İnce, uzun bacakların ?
Söyle hangi memlekette geçirecek
O güzelim yazı, yavruların ?
Yalnız biz değiliz seni seven
Bak, ne kadar üzülüyor gidişine
Şu çiçekten çiçeğe konan kelebek.
Baharı erken getir bahçemize
Olmaz mı Hacı Leylek ?…

Şükrü Enis REGÜ
Kümes Hayvanları

Tavuklar haykırıyor,
Gıdak gıdak, gıt gıdak,
Nasıl boyun kırıyor,
Şu çapkın horoza bak.

Baba hindi kabarmış,
Ne büyüklük, ne gurur.
Hep kendini yaz ve kış,
Böyle metheder durur.

Yine yalpa vurarak,
Dolaşıyor ördekler,
Su başında durarak,
Karşıya yüzecekler.

Yaşar Nabi NAYIR
Kümes

Tavuklar haykırıyor
Gıdak gıdak gıt gıdak
Nasıl boyun kırıyor
Şu çapkın horoza bak

Baba hindi kabarmış
Ne büyüklük ne gurur
Hep kendini yaz ve kış
Böyle metheder durur

Yine yalpa vurarak
Dolaşıyor ördekler
Su başında durarak
Karşıya yüzecekler

Kazların hiç doymayan
Kursakları ambardır
Çekilir mi bu hayvan
Ne çirkin sesi vardır

YAŞAR NABİ NAYIR
Kuzum

Mini mini bir kuzum var,
Çayırlarda gezer oynar.
Hep arkamdan koşar, gelir,
Yaramaz pek neşelidir.

Yanından ayrılsam biraz,
Hemen yanık yanık meler.
Kırdaki otlara doymaz,
Daha ister neler neler.

Şeker, arpa, fıstık, üzüm,
Çok bilmiştir iki gözüm.

Dr. Ali Rıdvan UNAR
Kuşlarla

Kuşlar uçar,
Ben koşarım;

Onların kanatları var,
Benim kanadım kollarım.
Kuşlar kanadını çırpar,
Ben de kolumu sallarım…
Uçun kuşlar, uçun kuşlar;
Hepinizle yarışım var!

Uçtu kuşlar,
Bende koştum;

Koştum yarı yola kadar;
Ta önüme bir uçurum
Çıktı, orda kaldım naçar.
Yoo, çekemem öyle kurum!
İsterseniz, haydi tekrar
Yarışırız…Uçun kuşlar!

Tevfik FİKRET
Köpek

Gündüz gezer dolaşır
Gece evimizi bekler
Hırsızlar bayram ederdi
Olmasaydı köpekler

Tilki dağdan üzüm çalar
Yerken parmağını yalar
Çoban köpeği olmasa
Kurtlar çiftetelli oynar

Ali YÜCE
Koyun

Koyun ovada yayılır
Taze otlara bayılır
Et olur gövdesinde
Memesinde süt olur
Özler körpe kuzusunu
Gözlerinde tüt olur

Koyun doğurur bir kuzu
Büyüyünce koç olur
Boynuzları kıvrım kıvrım
Başında bir taç olur
Ağzı sulanır ot görünce
Karnı tok gözü aç olur

Ali YÜCE
Kirpi

Bir tehlike gördüğünde
Tortop olur yumulur
Sırtındaki dikenlerle
Kirpi kendini savunur

Yuvada saklanır gündüz
Gece çıkar dışarı
Dünyaya fiyaka satar
Soğuklar başlayınca
Kış uykusuna yatar

Ali YÜCE
Kelebek

Yel estikçe uçuşan
Yapraklara benziyor.
Durmadan yorulmadan
Daldan dala geziyor.

Kanatları ipektir,
Bozulur dokununca.
Sanki canlı çiçektir,
Açar bahar olunca.

Ben onu çok severim.
Koşup tutmak isterim.
Fakat kaçar yaramaz,
Uçmadan yaşayamaz.

Hasan Ali YÜCEL
Kelebek

İlkyazda uçar kelebek
Kanatları benek benek
renkler yer kokular içer
Doydum demez kelebek

Bir çiçekten bir çiçeğe
Durmadan uçar kelebek
Çok sever yaz sıcağını
Soğuktan kaçar kelebek

Menekşe açan çiçektir
Kokular saçan çiçek
Kuşlar ve kelebekler
Öten ve uçar çiçek

İlkyazda uçar kelebek
Uçar yerde sürünmez
Kanatları som altın
Som güneş ayakları
Zenginim diye övünmez

Ali YÜCE
Kedişah

Fareler ülkesinde
Egemenlik Kedişah'ındır
Fareler egemenlik isteyemez
Kedişah'tan izinsiz
Fareler birbirini yiyemez

Pençesi var dişleri var
Hukuk dışı işleri var
Kedişah'a dokunulmaz
Kendi yapar yasaları
Suçluyu kendi yargılar
Aradığınız hayvanlarla ilgili şiir ise doğru yerdesiniz...
Aşağıdaki balıklar çok acıkmış lütfen besleyiniz...
Aşağıdaki köpekçik çok sıkılmış, biraz yemek verin, top atın tutsun, oynayın biraaz...